http://www.yirmidort.tv/resimler/programresim/KKK1.jpg
Bridge over the Wadi
İsraillilerle Arapların anlaşmalarının bazen ne kadar kolay
olabileceğini çocuklar bize gösteriyor.
"Vadinin Üzerindeki Köprü", ortak bir İsrail-Arap eğitim projesini izleyerek, çocukların
diyalog
yolunda ilk adımları attıklarını belgeleyen bir film.
"Vadinin Üzerindeki Köprü"de Arap ve İsrailli öğrenciler birlikte ders görüyor.
İntifada'nın başlamasından üç buçuk yıl sonra, 2004 başlarında Ara vadisinde Kfar Kara köyünde yaşayan Arap ve İsrailli aileler, aralarında diyalog
oluşturmak amacıyla alışılmamış bir proje başlatıp,
50 İsrailli Arap ve 50 Arap çocuğun birlikte okuyacakları bir karma
ilkokul kurdular.
Bu
okulda eğitim ortak bir kurul tarafından İbranice ve Arapça olarak
verilecekti. Okul, köyün Arap kesimindeki vadi bölgesinde bulunuyordu
ve
"Vadinin üzerindeki köprü" olarak anılıyordu.
Araplar ve
Yahudileri buluşturması beklenen bir proje için simgesel bir isim.
Öğretmenler, anne babalar ve Orta Doğu'da karma okulları savunan
Yad-be-Yad (El ele) gurubu gibi girişimlerde heyecan hakimdi, çünkü ağırlıklı olarak İsrailli Araplar'ın yaşadığı bir bölgede ilk kez iki dilden eğitim
veren bir okul kurulmuştu.
Müfredat olarak programlanmış çatışmalar
Ancak
Barak ve Tomer Heymann kardeşler tarafından çekilen‘Vadinin Üzerindeki
Köprü' belgeselinin de gösterdiği gibi, bu gayretli proje daha
başlangıcında bir takım sorunları beraberinde getirdi.
Çocuklarının
hem Kuran, hem İncil okuyacağını anlayan bazı Arap ve İsrailli aileler
buna karşı çıktılar. Bazıları, derslerde Holocaust ve İsrail
devletinin kurulması gibi konuların nasıl işleneceği konusunda kaygı duydular.
Temel bir sorun söz konusuydu:
Baskı kuran hangi taraf, baskı
altında
yaşayan hangi taraftı ve galip kim, yenilen kimdi?

Kfar Kar'daki okulun bahçesi.
Bu eğitim projesi, bir sınır yürüyüşü niteliği taşıyor ve yetişkinlerin
ikilemini gözler önüne seriyordu:
Bir yandan kendi
acılı aile tarihlerini, çekincelerini, kuşkularını ve korkularını çocuklarına aktarmak istemiyorlardı, diğer yandan da okulda uygulanacak eğitim planı
kimlik anlayışlarını zorluyordu.
Barak
ve Tomer Heymann kardeşler böyle alışılmamış bir okulun kurulduğundan
haberdar olduklarında projeyi başından itibaren kameralarıyla
izlemeye
karar verdiler.
Kamera geri planda kalıyor
Derslerde,
camilere ve sinagoglara yapılan ziyaretlerde ve özel yaşam alanlarında
öğrencilere, öğretmenlere ve anne babalara dört yıl boyunca
eşlik
ettiler. Bu süre zarfında kamera hep geri planda yerini aldı ve
güvenilir bir gözlemci olarak kabul edildi.
Böylece içtenlikli
ve özgün bir bakış mümkün oldu.
"Vadinin Üzerindeki Köprü", çocukların çevrelerindeki yetişkinler dünyasının korkularından ve
kuşkularından; politikanın ve gündelik gerçeğin sınırlarından nasıl sıyrıldıklarını ve kendilerine özgü bir anlaşma ortamı yarattıklarını yorumsuz bir
biçimde
sergiliyor.
Çocuklar sorularını doğallıkla ve açıkça soruyorlar,
kimseyi dışlamıyorlar.
Okul arkadaşlarının İsrailli veya Arap olmasının onlar için bir önemi yok.
Çocuklar önyargı tanımıyorlar.
Kuşkularıyla
başa çıkmasını yetişkinler de öğreniyor.
Örneğin Arap öğretmen Sabrine'nin anne babalar ve eğitim kurulu karşısında kendisini
kanıtlaması gerekmiş, ama sonunda herkes, zaman zaman zor sınavlardan geçseler de tartışmaların projenin gerekli bir parçası olduğunu kabul
etmiş.

Çocuklar için Arap ya da İsralli olmak bir anlam ifade etmiyor.
"Bridge over the Wadi"
filminden bir sahne. Sabrine öğretmenin ifadesiyle:
"Tartışmalar önemli, bu bizim gündelik okul hayatımızın bir parçası.
Burada ancak böyle öğrenebiliyoruz.
Bu devam eden bir süreç, elbette acı verici
ve nahoş yanları da var."
Barak
Heymann, böylesi süreçlerin devlete bağlı eğitimciler tarafından
engellendiği görüşünde:
"Delice bir şey bu. Sadece Arap öğretmenlerin ders
verdiği İsrail-Arap okullarında okuyan Arap öğrencilere Filistinlilerin yaşadığı felaket hakkında,
"Nakba" hakkında bir şeyler anlatmak yasak."
Sabrine öğretmen de şunları söylüyor:
"Kökeni ne olursa olsun her kişi, kendi gerçekliğini, kendi bakışını ifade edebilmeli ve bu başkaları için rahatsız edici veya acı verici olabileceği için
kendisini engellememelidir.
Barışçıl olarak birarada yaşamak mümkün
"Mesela
biz geçen yıl çocuklarla şöyle bir şey denedik:
Her çocuktan evde anne babasından veya internetten bu günle ilgili bilgi toplamasını istedik.
Sadece öğretmenin anlattıklarını dinlemek yerine, birbirlerinin
anlattıklarını da dinlediler.
Kararı kendileri verdiler.
Bu eğitim projesinin amacı çocuklara sadece ders belletmek değil, aynı zamanda da bunun mümkün olabileceğini, bütün
çelişkilere ve sorunlara rağmen barış içinde bir arada yaşanabileceğini ve bu birlikteliğin dünyanın her yerinde olumlu bir formda
gerçekleştirilebileceğini
herkese göstermek".
Belgeselin sonunda eğitim yoluyla bir
anlaşma zemini oluşturmak için başvurulan bu barışçıl yöntemin başarılı
olduğu vurgulanıyor.
Hemen bir yıl
sonra, 2005'te çocuklarını
"Vadinin
Üzerindeki Köprü"ye göndermek için okula başvuran anne babaların sayısı
iki katına çıkmış.
Film ilk kez 2006 yılı sonunda Amsterdam'da
yapılan belgesel film festivalinde Avrupalı izleyiciye sunuldu.
Araplar ve İsrailliler arasındaki zor
diyalogun çocuklar arasında şimdiden
gerçekleştiğini görmek izleyicileri çok etkilemiş olmalı ki film
Amsterdam'da Halk Ödülü'nü aldı.
Petra Tabeling
Almancadan çeviren: İlknur İgan
Bridge over the Wadi
Yönetmen: Barak ve Tomer Heymann
İsrail 2006, First Hand Films
Bridge Over the Wadi
Gesher Al Ha'wadi
Director: Tomer Heymann & Barak Heymann
Israel 2006 55 mins
Language: Arabic/Hebrew with English subtitles
Among the scenic hills of the Galilee, Arab villages sit cheek by
jowl with Jewish hamlets, but as is often the case in this troubled
region, it is politics rather than geography that sets the distance
between places and people. Bridge over the Wadi, an elementary
bilingual school established by Arab and Jewish parents, aims to
overcome this distance. But in a context where each community insists
on holding on to its history and narrative of belonging and amidst the
ongoing national conflict, this noble, and somewhat revolutionary
initiative has more than
a few hurdles to overcome. Letting the events of the first year of the
school unfold in front of our eyes, this documentary enables us to see
these obstacles through the eyes of parents, teachers and children from
all sides. Without making judgments and with no pre-set agenda, the
film provides a fascinating lesson in the current history of the
conflict.
Barak Heymann, one of the film's directors will be attending both screenings of this film. He will take part in the post screening discussion at SOAS on Tuesday 13 November, and a Q&A on Wednesday 14 November following the screening at Odeon Swiss Cottage.
The screening on Tuesday 13th November will be followed by a discussion with Barak Heymann, Annabelle Sreberny and Sharif Hikmat Nashashibi.
Annabelle Sreberny is Professor of Global Media and Communications a the Centre for Media and Film Studies at SOAS. Her areas of expertise are Iran, diaspora, gender, globalization and democratization.
Sharif Hikmat Nashashibi, a British-Palestinian journalist, is chairman and co-founder of Arab Media Watch, an independent, non-profit watchdog set up in 2000 to strive for objective coverage of Arab issues in the British media.



Temâtik Film Kuşağı

